Kolon Kanseri

Prof. Dr. M. Teoman Yanmaz: Kolon Kanseri
Kolon ve rektum kanserleri çoğunlukla bu bölgelerde oluşan poliplerden kaynaklanmaktadır. Her yıl dünya genelinde yaklaşık bir milyon kişiye kolon ve rektum kanseri teşhisi konulmaktadır. Bu hastalık, en fazla ölümle sonuçlanan kanser türlerinden biri olması nedeniyle büyük önem taşımaktadır.
Kalın bağırsak veya kolon ve rektum kanseri (CRC) olarak adlandırılan bu hastalık, erkeklerde kadınlara göre biraz daha yaygın olarak görülmektedir. Yaşam boyu CRC geliştirme olasılığı erkeklerde %4,5, kadınlarda ise %3,2’dir. CRC çoğunlukla adenomalardan (poliplerden) kaynaklanmaktadır.


Kolon veya rektum mukozasından kaynaklanan bu iyi huylu tümörler, yıllarca sessiz kaldıkları için genellikle fark edilmezler. Adenomların görülme sıklığı yaş ilerledikçe artmaktadır. Ancak adenomdan kansere dönüş süreci çoğunlukla açıklığa kavuştırılmasına rağmen, bu süreci etkileyen dış faktörler halen tartışma konusu olmaya devam etmektedir.
Kolon ve Rektum Kanserinden Korunma Yolları
Kolon ve rektum kanserlerinden korunmanın temel koşulu, gerekli tarama testlerini ihmal etmemektir. Aile ve tıbbi geçmişinizi değerlendiren hekiminizin önereceği dışkıda gizli kan testi, kolonoskopi veya sigmoidoskopi gibi tarama testlerini yaptırmak, kolon kanserini önlemenin en etkili yollarından biridir.
Ayrıca, sigara ve tütün ürünlerinden uzak durmak, alkol tüketimini sınırlandırmak, aktif bir yaşam tarzı benimsemek, aşırı yağ ve kırmızı et tüketiminden kaçınmak ve tam tahıllı, lif açısından zengin bir beslenme düzeni oluşturmak kolon kanserine karşı koruyucu faktörler arasında yer almaktadır.
Kolon Kanseri Nedir? Türkiye’de Ne Sıklıkla Görülür?
Yaklaşık 1,5 metre uzunluğunda olan kalın bağırsak iç yüzeyinde meydana gelen kanserlere kolon kanseri denir. Bu kanser türü, kalın bağırsak iç yüzeyini örten tabakadaki hücrelerin kontrolsüz şekilde büyümesi ile oluşur.
Kalın bağırsağın son 15-20 cm’lik kısmı rektum olarak adlandırılır ve burada oluşan kanserlere rektal kanser denir. Kolorektal kanserler, her iki türü de kapsayan yaygın bir terimdir.
Sağlık Bakanlığı verilerine göre kolorektal kanserler, Türkiye’de en sık görülen ilk beş kanser arasında yer almaktadır.
Yaş, Cinsiyet ve Bağırsak Hastalıkları Kolon Kanseri Riskini Artırır mı?
Yaş
Kolon kanseri her yaşta görülebilir. Ortalama tanı yaşı 63’tür. Ancak, araştırmalara göre kolorektal kanser tanısı alan hastaların üçte biri 55 yaş altındadır.
Cinsiyet
Kolon kanseri görülme sıklığı açısından erkekler ve kadınlar arasında belirgin bir fark bulunmamaktadır.
Diğer Risk Faktörleri
Kolorektal kanserin kesin nedeni bilinmemekle birlikte, aşağıdaki faktörler bu hastalığın gelişim riskini artırabilir:
- İleri yaş,
- Bağırsakta poliplerin varlığı (özellikle adenomatöz yapıda olanlar),
- Ailede kolorektal kanser geçmişi,
- Kalıtsal genetik bozukluklar (örneğin, ailesel adenomatöz polipozis veya Lynch sendromu),
- Uzun süreli inflamatuar bağırsak hastalıkları (Crohn hastalığı veya Ülseratif Kolit),
- Kadınlarda yumurtalık, meme ve rahim kanseri geçmişi,
- Aşırı hayvansal gıda tüketimi, az meyve-sebze tüketimi ve sigara kullanımı.
Yukarıdaki risk faktörlerine sahip kişilerin bağırsak kanseri taramasına daha erken yaşlarda başlaması gerekmektedir.
Devamında, kolon kanseri belirtileri, erken tanı testleri, kolonoskopi işlemi, tedavi yöntemleri ve hastalığın evreleri gibi konular detaylı olarak açıklanmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
Kolon kanseri, kalın bağırsağın kolon bölümünde gelişen ve genellikle poliplerden köken alan bir kanser türüdür. Erken teşhis edildiğinde tedavi başarısı oldukça yüksektir.
Makattan kan gelmesi, dışkıda kan, kabızlık–ishal döngüsü, karın ağrısı, kilo kaybı, iştahsızlık ve dışkı şeklinde incelme en sık görülen belirtilerdir.
Kolonoskopi, biyopsi, dışkıda gizli kan testi ve görüntüleme yöntemleri kullanılır. En güvenilir tanı yöntemi kolonoskopidir.
Tedavi; cerrahi, kemoterapi, immünoterapi ve radyoterapi seçeneklerinden oluşur. Kanserin evresi tedavi planını belirler.
Lifli beslenme, düzenli egzersiz, ideal kilonun korunması, alkol ve sigaranın azaltılması, kırmızı ve işlenmiş et tüketiminin sınırlandırılması riski önemli ölçüde düşürür. 45 yaş sonrası düzenli tarama önerilir.
ODAKLANDIĞIMIZ Diğer HİZMETLERİMİZ
Farklı kanser türleri ve tedavilerine buradan ulaşabilirsiniz.
İmmünoterapi
Kanser, bir doku veya organdaki hücrelerin anormal şekilde çoğalması ve kontrolsüz büyümesi ile karakterize edilen bir hastalıktır. Eğer kanser, başlangıç noktasından uzak organlara yayılırsa bu duruma metastaz denir.
Ürogenital Sistem Kanserleri
Ürogenital sistem, idrar yolları ve üreme organlarını içeren bir sistemdir. Bu sistemin içindeki böbrek, mesane, prostat ve testis gibi organlarda oluşan kanserler ürogenital sistem kanserleri olarak adlandırılır.
Meme Kanseri
Meme kanseri, meme dokusunu oluşturan hücre gruplarından birinin değişime uğrayarak kontrolsüz şekilde çoğalması sonucu oluşan bir tümör nedeniyle ortaya çıkan bir hastalıktır. Kanserli doku önce yakın çevresine, ardından memeye yakın lenf düğümlerine yayılır.
Akciğer Kanseri
Sigara kullanımının en önemli faktörlerden biri olduğu akciğer kanseri, kanserle ilişkili ölümler arasında ilk sırada yer almaktadır. Ancak, erken evrede tespit edildiğinde hastalığın tedavi edilme şansı önemli ölçüde artmaktadır.